8.8 ASLAN KAPISI

“08.08” anlatısının dayandırıldığı en somut tarihsel köken, Antik Mısır astronomisi ve kozmolojisidir.

Antik Mısırlılar için yılın en önemli göksel olayı, gökyüzünün en parlak yıldızı Sirius’un (Mısırlıların dilinde Sopdet / Sothis), uzun bir görünmezlik döneminin (Güneş’in ışınları altında kaybolduğu süreç) ardından, yaz ortasında şafak vakti Doğu ufku üzerinde Güneş’ten hemen önce ilk kez yeniden görünmesiydi.Antik Mısır’da Sirius’un bu şafak vakti doğuşu temmuz ayının ortalarında (özellikle MÖ 3000’lerde temmuzun ilk/orta günlerinde, bugün ise presesyon nedeniyle temmuz sonu / ağustos başında) gerçekleşiyordu. Yani Mısırlılar hiçbir zaman “08.08” gibi sabit bir Miladi takvim gününü kutsal bir portal olarak kutlamıyordu; onların takvimi yıldızın ve nehrin döngüsüne dayalı gözlemsel bir takvimdi.

Bu heliacal rising, Mısırlılar için hem takvimin başlangıcı (Yılbaşı) hem de toprakları vergiye ve berekete boğacak olan Nil Nehri’nin yıllık taşma zamanının (Akhet dönemi) mutlak habercisiydi. Dolayısıyla Sirius, ölüm ve yeniden doğuşun, yani tarımsal bolluğun kozmik tetikleyicisiydi. Sirius ve Güneş’in bu dönemdeki buluşması, gök kubbede Aslan burcuna denk gelir.

Ezoterizmde Aslan; kraliyet gücünü, eril yaratıcı ateşi, altın rengini ve ilahi iradeyi sembolize eder. Mısır tapınaklarındaki aslan figürleri (veya çifte aslan kapıları – Aker mitolojisi), geçmiş ile geleceğin, doğuş ile batışın eşiğini temsil eden kadim sınır simgeleridir. Modern “Aslan Kapısı” terimi, bu kadim aslan sembolizmi ile temmuz/ağustos’taki güneş enerjisinin birleştirilmesinden doğmuştur.

Astroloji ve ezoterik gelenekte Güneş, Aslan burcunun yöneticisidir. Güneş, kendi “tahtında” (domicile) en yüksek ışık ve ısı gücüne Kuzey Yarımküre’de yaz aylarında ulaşır.

Bugün bildüğümüz “8.8 Aslan Kapısı”, antik metinlerde birebir bu isimle yer almaz. 20. yüzyılın sonlarında (özellikle 1980’lerden sonra) New Age hareketleri, erken dönem channeling (kanallık) akımları ve numeroloji ekollerinin bir araya gelmesiyle inşa edilmiş sentez bir ritüeldir.

Evren matematikle çalışır. Miladi takvimine göre sekizinci ayın sekizinci günü (08.08), sekiz rakamının numerolojik ve ezoterik ağırlığını vurgular. Sekiz sayısı; ezoterik tarot ve hermetik gelenekte Güç/Strength kartı ki o da Aslanla simgelenir, her insanın içinde bulunan hayvani nefsin ehlileştirilmesi anlamındadır. İki tane sekizin yan yana gelmesi (08.08), 8 rakamının bolluk, bereket, döngülsellik, sonsuzluk anlamlarını vurgular. yani nefsini terbiye ederek, aslan ile özündeki yaratıcılığı ortaya çıkararak, gücü sevgi ile kullanarak bolluğu yaratabilme sentezi ortaya çıkar.

Yüksek benlikle, ilahi olanla perdenin inceldiği söylenen bu özel günde kalp ve taç çakra üzerine yoğunlaşmak, güç, cesaret, yaratıcılık kavramlarını düşünmek olumlamak, özellikle bireysel yaratcılığın ortaya koyulması için dua etmek yeni akımda gelenek haline gelmiştir.

bu özel günün güzel potansiyeller getirmesi niyetiyle.

Yorum bırakın